Showing posts with label Video. Show all posts
Showing posts with label Video. Show all posts

Wednesday, 10 March 2010

Friday, 2 May 2008

Die Toten Hosen - Viva La Revolution



Her sabah üç dakikalık bir kahvaltı yumurtası

Ve köpekle bi tur
Tam vaktinde işte olmak ve tam vaktinde eve gelmek
Her gün aynı yöne doğru gidiyoruz, neden diye sormadan
Her gece aynı suratlar, aynı televizyon programlarında

Sonumuz asla bu olmayak demiştik o zamanlar
Bu demir parmaklıktan kuralları olan kafese hayır!
Görkemli bi başkaldırıştı; karşıydık, asla onların lehine değildik
Ve nihayet bir şeyler olsun diye her lanet kapıya kazıdık:

Viva la revolution - yaşasın devrim!
Viva la revolution - ölümden önce hayat var!

Bu dünyayı değiştirmek istiyorduk ve önce kuaföre gittik
Çünkü bi ara birileri dış görünüş önemli demişti
Ve sonra savaşa attık kendimizi, Babil'in savaşçıları gibi
Herkes başka bi şeye inanıyordu, çünkü kimsenin bi şeyden anladığı yoktu

Viva la revolution - yaşasın devrim!
Viva la revolution - ölümden önce hayat var!

Yaşlı Marx bizimle gurur duyardı ve kutsal savaşımızla
Çünkü özgürlüğümüz için savaştık, Tanrıya şükür ki kazandık
Ve bugün SPD ve CDU* arasında seçim yapabiliyoruz
RTL ve ZDF** arasında, Pepsi ve Coca Cola arasında

Viva la revolution - yaşasın devrim!
Viva la revolution - ölümden önce hayat var!

Viva la revolution - yaşasın devrim!
Bu "Viva la revolution" da maalesef sadece afyondu

*SPD: Sosyal-demokrat Parti. CDU: Hıristiyan-demokrat Parti. İkisi de birbirinden beter.
**RTL ve ZDF; en çok izlenen Alman TV kanallarından iki tanesi. Biri özel, diğeri devlete bağlı.

Saturday, 26 April 2008

A drop of literature...

lost inside Neil Gaiman's Crazy Hair


Thursday, 17 April 2008

İki Üzüm Tanesi


Vaktiyle iki üzüm tanesi bir daldan sarkardı
Tasasızca, bütün tek yazlık ömürleri boyunca
Akşam cırcırböcekleri şarkı söylerken
Üzümler için sıradışı olan bi istek kapladı içlerini
Ölümsüzce aşık olmuşlardı.

Erkek esmer, sıcak bi tipti, kadınının onda en çok sevdiği taraf buydu
Bülbüllerin senfonisine sessizce eşlik ederek ona serenat yapardı
"Ah benim tatlı üzümüm, sana inandığımı bil
Benim güzel gelinim, o narin, pürüzsüz tenin..."

Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için
Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için

Ve kadını dedi ki, "evet ne güzel olurdu, ne yazık ki asla olmayacak
İnsanların ve maymunların aksine biz bunun için yaratılmadık
Senin hiçbir yerin ince ve sivri değil ve benim de bir yarığım yok
Tanrı bunu yapmamızı istemedi o yüzden bizi üzüm olarak yarattı"

"Belki de başka bir hayatta kendimizi birbirimize verdik günah içinde
O'nun kutsal sözünü dinlemedik ve bu yüzden burda soluyoruz
Bir zamanlar ona inanmadık, o yüzden şimdi üzümüz sadece
En azından sana dokunabiliyorum ve tenini yakından hissedebiliyorum"

Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için
Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için

Sonra genç çiftçi geldi, isteksizce işini yapmak için
Tüm üzümleri dallarından kopardı ve sepetine attı
Bizim narin, tatlılarımız ayaklarının altında patladı
sadece kısa bir an için birbirlerinin içine akmanın keyfine vararak

Kendilerini kaybettikleri mutluluk bir fıçıda mayalandı
Ne de olsa ikisi birbirlerinin içinde can verdi
Ve bu gece burda oturuyorum ve kırmızı şarabımı yudumluyorum
Üzümleri düşünüyorum ve sessizce şarkımı söylüyorum

Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için
Hayatımı verirdim, sadece tek bir kez seninle bir olabilmek için




Monday, 4 February 2008