Showing posts with label devrim. Show all posts
Showing posts with label devrim. Show all posts

Friday, 17 September 2010

Sokakta Muz Ye: bir sosyal sorumluluk projesi



Yüzyıllardan beri süre gelmiş bu utancımız niye? Hepimiz maymundan evrimleşmedik mi? Hepimiz yıllarca gücenmeden sokakta elma, armut ve kuruyemiş yemedik mi? Peki muza olan sevdamız neden ayıplandı, neden bastırıldı? Artık buna bir son verelim: hadi gel sen de kabuklarını soy, sen de sokakta bir muz ye!


Muz sarı, şenlikli, lezzetli, glikoz oranı yüksek son derece seksi bir meyvedir. Kadın, erkek, goril ya da şempanze; ne olursak olalım sokakta bu meyveyi tüketmekten sokakta kapta mısır tükettiğimizden daha fazla utanmamalıyız.


İsyanımız kapitalist şirketlere, diktatör ve yobaz yönetimlere değil, doğrudan insanoğlunun bilinçaltına yöneliktir! İd'inize karşı verdiğimiz bu savaş uğruna pek çok Afrika ülkesini zengin etmek pahasına MUZ YİYECEĞİZ!



Wednesday, 24 March 2010

Friday, 19 February 2010

Bir Giriş

Titus yedi yaşında. Gormenghast'ta yaşıyor. Gölgelerin arasında emzirildi. Ritüel ağlarında sütten kesildi. Kulakları için yanıklar, gözleri için taştan bir labirent var. yine de bedeninde bu gölgeli mirastan başka - başka bir şey bulunmakta. Çünkü o her şeyden önce bir çocuk.

İnsan icade olanlardan çok daha zorlayıcı bir ritüel, demir atmış karanlığa karşı savaşıyor. Bir kan ritüeli. Hızlanan kanın ritüeli. Bu hızlı sezgileri atalarına borçlu değil. Yeryüzünün çocukluk zamanlarından kalma, trilyonlarca derindeki o cansız ev sahiplerine borçlu.

Parlak kanın armağanı. İlkeler "Ağla," diye mırıldandığında gülen kanın. Yakıcı kanunlar "Sevin!" diye mırıldandığında kederlenen kanın. Ey büyük gölgelerin içindeki küçük devrim!

Wednesday, 11 March 2009

Gobi Todic hakkındaki gerçek

1924'te Peter von Oldenburgs ve karısı Olga Ratkova-Rognova'nın çocuğu olarak Boris adı altında Leningrad'da dünyaya gelen Gobi Todic adındaki gizemi önemini perdelemiş devrim kahramanı hakkında türlü yalanlar, iftiralar ve dedikodular dünyaya salınmaya devam ediyor. Biz nefes aldıkça Orta Çağ'da Londra'daki haftalık veba salgınları gibi yayılmaya devam eden Gobi Todic çılgınlığı, Kutsal Google'ın geri kalanında olduğu gibi bu blogu da mikroplarıyla yiyip tüketmeye başladı.
Peki ama kimdir bu Gobi Todic? Ya da daha da önemlisi, ne yapmıştır ki hepimizi tütün müptelalığı gibi ele geçirmiş, tüm organlarımıza işleyerek bizi yavaş yavaş öldürmeye başlamıştır?
1939 yılında NKVD adına meksika sınırında halka yaptığı hizmet mi, 1943 yılında Birleşik Devletler Ordusu'nu içten ele geçirip adım adım parçalaması mı, yoksa 1945 ve 1955 yılları arasında Vatikan'a sızıp devrimci küfürbazları cezalarından kurtarıp onları tekrar devrime katmak mı onu bir kahraman yapmıştır? Bütün bu çok önemli görevlerle ilgili belgelere ve detaylara ne olmuştur? Gerçekten de 1984 yılında Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gizlice ülkeden çıkarılıp Demokratik Alman Cumhuriyeti'ne gönderilerek Berlin'de sahte bir isimle Yahudilerin arasına gömülürken bütün bu kahramanlıklar da onunla birlikte mi ölmüştür?
Heyhat! Gerçeği asla bilemeyeceğiz.
Bugün bile Gobi Todic bizim için bir sırdır. Kimileri varlığını bile yalanlamaktadır. Bu şüphesiz üstün devrim kahramanı hakkında bildiğimiz ve elimize yeni geçen kesin tek bir doğru bilgi vardır, o da Gobi Todic'in 27 Kasım 2008 tarihinde kesin olarak
geri döndüğüdür!