Showing posts with label anarşi. Show all posts
Showing posts with label anarşi. Show all posts

Friday, 10 September 2010

Hayalet Evi

Kimse beni görmüyor.
Sadece burdayım, sadece varım.
Söyleyecek bir şeyim yok.
Sorularım var, çok fazla sorum var;
Cevap alamıyorum.
Kimse düşünmüyor, kimse düşünmüyor.
Çok fazla,
Sorular çok rahatsız edici.


Ve sesimi tekrar kulaklarınızda duyacaksınız.
Kendimi sizden koruma çabamda yok olsam da...
Haykırıyorum dışarıya: benim dünyamda merhamet yok.
Buradan çıkamıyorum: bir hayalet evi.


Kapatın kendinizi,
Çoğalın, durgunlaşın; için, sıçın, tüketin!
Hadi, hiç kimsenin ihtiyaç duymadığı şeyler
Satın alın.
Kendinizi güzel hissedin
10. liposuctiondan sonra.
Her şeyin anlamsız olduğuna
Kendinizi inandırın.



Ve sesimi tekrar kulaklarınızda duyacaksınız.
Kendimi sizden koruma çabamda yok olsam da...
Haykırıyorum dışarıya: benim dünyam merhametsiz.
Buradan çıkamıyorum: bir hayalet evi.

Ne yaparsanız yapın
Sizi rahat bırakmam!

Friday, 23 July 2010

Anarşist manifesto

Hadi tekrar deneyelim:
Denizin derinliklerinde bir balina
Bir o yana bir bu yana yüzüyor
Ve çok da canı sıkılıyor.
Etrafında küçük canlılar
Ne uyuşturucu var ne okumak için bir şeyler
Arada sırada bir kaç fok geçiyor
Ama onları da sikemiyor.
Kafası çok karışık
Çünkü onu yöneten bir devlet yok.

Saturday, 15 September 2007

The Dispossessed

"Anarres'te hiçbir şey güzel değildir, yalnız yüzler güzeldir. Diğer yüzler, erkek ve kadın yüzleri. Bizim onlardan başka bir şeyimiz yok, birbirimizden başka bir şeyimiz yok. Burada siz mücevherleri görüyorsunuz, orada gözleri görürsünüz. Gözlerde de görkemi, insan ruhunun görkemini görürsünüz. Çünkü bizim erkeklerimiz ve kadınlarımız özgürdür, hiçbir şeye sahip olmadıkları için özgürdürler. Siz sahipler ise sahiplisiniz. Hepiniz hapistesiniz. Herkes yalnız, tek başına, sahip olduğu yığınla birlikte. Hapiste yaşıyor, hapiste ölüyorsunuz. Gözlerinizde görebildiğim yalnızca bu -duvar, duvar!"

"Bir mezartaşının üzerinde oturup, hayata bakıp 'Ne güzel!' demeye yokum!"

Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendiniz vermeniz gerekir.
Devrimi satın alamazsınız.
Devrimi yapamazsınız.
Devrim olabilirsiniz ancak.
Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir.

Askerler geldiklerinde, ölü ve ölmekte olan erkek ve kadınların arasından, düzgün siyah giysileri içinde merdivenlerden çıktıklarında, büyük fuayenin yüksek, gri, parlak duvarının üstünde, bir adam boyu yükseklikte, geniş kan lekeleriyle yazılmış bir sözcük buldular: KAHROLSUN.